Siz de beni hep seversiniz değil mi?…

Ne iyi ettiniz de beni de ailenizin bir bireyi olarak seçtiniz. Bu küçük kafeste tek başıma çok sıkılmıştım artık. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Bugün siz almasaydınız, ben kaçıp bir eve gidecektim neredeyse.

Neyse şimdi bunları boş verin. Benim biraz fazla ilgiye ihtiyacım var galiba kendimi toparlamam için. Siz varsınız ya artık bunu halledersiniz.

Beni alırken zaten yeterince uzun düşündünüz. Benim size ne zararım olabilir ki? Sadece dişlerim kaşınıyor. Bir şeyler kemirme ihtiyacı hissedebilirim zaman zaman. O kadar tatlı tatlı kaşınıyor ki ellerinizi bile dişleyebilirim. Ama bu sizi korkutmasın sakın. Ne yapayım kendime hâkim olamıyorum. Eğer bana kemirebileceğim lezzetli kemikler ve güzel oyuncaklar alırsanız ben de yanlış şeyleri kemirmem, söz veriyorum.

Ve tabii ki daha çişimi tutmayı beceremiyorum. Eğer beni evde serbest bırakırsanız gün boyu evi biraz kirletebilirim. Ama olsun di mi?? Siz beni çok seviyorsunuz. Zaten ben de öğrenmek için elimden geleni yaparım. Bakmayın küçük olduğuma. Cin gibiyim hemen kaparım ben. Yeter ki yapmam gereken yeri gösterin. Hem biliyorsunuz bunların hepsi geçici, aşılarım tamamlanınca ben de dışarı yapacağım çişimi, kakamı diğer arkadaşlarım gibi.

Benim karnım da çok çabuk acıkır, onu da söyleyim. Günde 4-5 sefer mama yerim ben. Buradaki abiler bana çok güzel mamalar verdiler ve hepsi çok lezzetliydi. Siz de bana onlardan verin tamam mı ?? Aslında bana kalsa sizin yediklerinizden de olur ama doktorlarım olmaz diyor. Sonra hasta olurmuşum ve sağlıklı beslenemezmişim.

Şimdi ben buraya ilk geldiğimde bana ilaç içirdiler. Ben ertesi gün bütüüüüüün solucanlarımı ve kurtlarımı döktüm. Sonra da aralarında konuşurlarken duydum. İki üç kez daha o ilaçtan yutturacaklarmış bana. Neyse benim aklım bunlara ermez. Ben şimdi sadece dışarı çıkıp oynayacağım günleri düşünüyorum. Ha bir de akşam eve gittiğimizde yatacağım yatağımı hayal ediyorum. İnşallah bu iyi kalpli insanlar bana yumuşak ve sıcak bir yatak ayarlamışlardır diyorum.

Buradaki abiler aşılardan korkmama gerek olmadığını söylediler. Hiç canım acımazmış biliyor musunuz ?? Ben hep başkalarına yapılırken görürdüm ve korkudan kaçardım. Ama artık korkmamayı öğreniyorum. Bir de bana dediler ki; hasta olup her gün iki üç tane iğne olmak daha kötüymüş ve onlar daha çok acıtıyormuş. Siz de benim hasta olmamı istemezsiniz değil miiiii ??

Benim hasta olduğumu nasıl mı anlayacaksınız ?? Çok basit. Biz genelde hasta olunca ateşimiz çıkar ve çok üşürüz. Mama yemek istemeyiz. Hatta yerimizden kalkmak bile istemeyiz. Bazen ishal oluruz, bazen kusarız. Bazen de çok öksürürüz. Burnumuz ve gözümüz yeşil çeşme gibi akar. İşte bunlar olursa doktor abla ve abilerin yanına gelmemiz gerekir. Ama benim bu pek de hoş olmayan kokuma tahammül edip yıkamaya kalkmazsanız ve aşılarım bitene kadar sokakta bırakmazsanız ben de üşütüp hasta olmam. Diğer arkadaşlarımla da aşılarım tamamen bitince koşar oynarım. Beni çok seven bu doktorlarım da beni hep sağlıklı görmek istiyorlarmış zaten. İşte böyle. Başka konuları da birbirimize alıştıkça ve beraber yaşadıkça öğrenirsiniz. Hem zaten doktorlarıma her sorunumuzda ulaşabilirmişiz. Yani hep güvedeyiz.

Şimdi annemi yine çok özledim bakın. Acaba şimdi ne yapıyordur. Annem, babam diğer kardeşlerim…

Annem hep derdi ki; Sizin beni istemediğinizde başka birisine yada sokağa bırakma şansınız varmış. Peki ya ben sizi istemezsem ? ??

Yok yok ben sizi artık hep severim Siz de beni hep seversiniz değil mi…..?

IMG_20180707_192219.jpg

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir